mısır yolculuğu 1.gün




          İstanbul dan  soğuk denebilecek bir akşam saati Eigyptyair ile yola çıkmıştık. Pilotumuzun  İngilizce ve peşinden Arapça yaptığı konuşmadan tek anladığımız İnşallah kelimesi olmuştu ki sanırım bu iniş saatimizin ardından sözlediği iyi dileğe karşılıktı.  Planlanan uçuş süresi 1 saat 45 dakika ve orada geçireceğimiz dört gün için tahmini hava durumu :
20/12/2007 - %50 yağmur olasılığı var, 11C - 15C
21/12/2007 – Az bulutlu, 9C – 18C
22/12/2007 – Az bulutlu, 9C – 19C
23/12/2007 – Az bulutlu, 9C – 20C 
Uçağın tekerlekleri 20/12/2007 sabahı saat 01,00 sularında  yere değiyor ve Mısırdayız..
Sorunsuz yolculuktan ve pasaport kontrolden sonra otele geldiğimiz  gecenin bir saatinde “ adınız listede yok siz bu otelde değilsiniz “ sözünden sonra birer limonata ikramı ile oyalamak mı istediler yoksa gayet içten mi ikram ettiler bilemedik ama Azeri Türkü rehberimiz  merak etmeyin hallederiz demiş  1-2 saat kadar  sıkıntılı bir bekleyiş ardından elimizde valizler beni takip edin diyen bir adamın peşinden bizi yollamıştı .Arka sokağa oradan diğer sokağa derken garip dolambaçlı bir 10 dk da yürüyüşün
ardından sadece bizim grup ve seyahat boyu arkadaşlık ettiğimiz Melih bey yanımızda  bambaşka bir otele geldik .Oteli satın alacak değiliz ya deyip durumu çok fazla da dert etmedik.“Maadi Otel”. (  Maadi aynı zamanda bulunduğumuz bölgenin ismi, ama nedense bu ismi arap şivesiyle söylemezseniz hiçbir taksi şoförü anlamıyordu .)  Zaten sonuç olarak yapacak bir şey de yoktu .Hepimiz yarın için plan yapma derdindeydik , nereden başlasak ,ne giysek , fotograf makinalarının şarjı var mı diye konuşurken ; aklımıza  hava durumundan bahsedince yağmuru sorduğu bir yolcuya" rehberin verdiği cevap geldi ( kaldı ki uçakta pilot bile yağmur olabilir demişti ) gecikmeden “ee, şey...nasıl diyim ben..ee mesela yağmur yağsa gülerim ben şahsen ” :) Tüm otobüs gülüyoruz, meğer senede belli zamanlar yağmur yağarmış, o mevsimde değilmişiz, zaten yağdığı zaman da 5-10 dakika yağar bitermiş.Ne de olsa  Türkiye de  kalın montlarla gezdiğimiz günün ertesinde piramitleri gezerken  güneşin tatlı sıcaklığını hissedecektik.Bunları düşünüp bir güzel uyku çekmiş sabah kahvaltısından pek memnun olmayarak otelden tur ile birlikte ayrılmıştık .
     Turun bize verdiği listeyi bir kenara  taksilerin , müzelerin , piramitlere girişin aslında çok çok ucuz olduğunu biliyorduk .Ehh biraz kaybolmanın da kimseye zararı olmaz deyip merkezi bir noktaya gelince grupça  otobüsten atladık haliyle … İki taksi tutup ilk gitmek istediğimiz yer olan piramitlere doğru Giza ya yöneldik.  

     Dünyadaki insanların görmek istediği yerlerin başında olan dev piramitler Kefren , keops ve mikerinos  un önünde olmak gerçekten de heyecan verici .Hele hele bu  yapıların binlerce yıl öncesinden  beri orada  sessizce dururken barındırdığı  gizemler  akıllara gelince  insanın şaşkınlığı daha da artıyor .  Önceki gelişimden sonra daha fazla araştırmış ve okumuş olduğum piramitler ile ilgili  vardığım son nokta insanoğlunun anlaşılmaz bir varlık olduğudur . Beni bu sonuca getiren ise merak ettiğim bir sürü sorunun cevabı ....  
Benim merak ettiklerimi eminim sizde merak ediyorsunuzdur J O  zaman  biraz araştırma sonuçlarına göz atalım : ( şimdi aklıma geldi de ; ilk gidişimde listemi sırayla rehbere sormuştum da delikanlının ikinci gün benden kaçtığını fark etmiştim . Siz siz olun Mısır a gitmeden önce ve sonra çok ama çok okuyun ) 

1      o kadar taşı  nerden getirdiler acaba  ?
2      nasıl gelir o kadar taş yahu   ?
3      kaç kişi yapabilir ki bu işi ?
4      o kadar insan çalıştı madem nerde yaşadı bu insanlar ?
5      sadece erkekler mi çalıştı ?
6      karşılığında para mı aldılar ?  aaa o zaman para varmıydı ki ? bilmem ???
7      o kadar insan ne yer ne içer ?  eşleri çocukları yok muydu ? hiç kavga etmezlermiyidi acaba ?
8      yoksa bunu bir iş değilde ibadet mi sayıyorlardı ?
9      Gece gündüz çalışsalar yine de yapılamaz başka bir iş var bunda !!! Ama ne ? 
10    Neden oraya daha aşağıya yada yukarıya değil oraya ?
11    Planlarını kağıt ,pergel , gönye , hesap makinası yok iken nasıl çizdiler hesapladılar yoksa o zaman icat edilmişmiydi bütün bunlar ?
12    Bütün bunların cevabını bize kim verecek ? İngiliz , Fransız , Mısırlı bilim adamları mı din adamları mı yoksa hiç birine inanmasak mı ? nerden bilecekler :) 

Listeme yazdıklarım o günlerde bunlarmış  . Bütün bunların dışında Piramitlerin yanında konuştuklarımızı hatırlıyorum da ;  kendisinin ölümsüz olduğunu düşünen bir adam/kadın çıkıyor ben yeniden dünyaya gelecem hadi bakalım tutun şu işin ucundan bir mezar yapalım deyip bunları mı yaptırıyor  ? Yada biri çıkıyor ve bir fikrim  var deyip firavunun önüne planları mı götürüyor . .. Nasıl bir uyanıksın sen koca firavunu ikna etttin be adam  ?  Kesin o zamanda da iki grup çıkmıştır     -  hadi canım ordan , olcak iş mi bu , kafayı mı yediniz , oyuna gelmeyelim
 beyler  ?  diyenler    yada  ( dalkavukluk edecekler  ya)    - bu  plan bi  tutarsa var ya binlerce yıl bu topraklar ekmek yer , millet para verip gezer hatta bütün dünyadan gelip görmek isterler  demedi demeyin " diyenler ....   Biz bunları konuşup gülüşürken  taş  taşımaktan bitap insanları görür gibi  olup kendimi kaptırsamda  puffff deyip gerçek dünyamıza döndüğümüzde  etrafta yüzlerce turist ve biz  fotograf çektirmek , kameraya kayıtlar yapmak taşlara binmeye çalışmakla meşguldük.  Aslında düşününce amaçlarına ulaşmış gibi görünüyorlar .  İstedikleri bu değil miydi “ hep orda olmak “

eee o kadar sorunun cevabı nerede ?  Siz de merak ettiniz değil mi ?     tabi ki yarın  J




piramitlere girişteki bilet gisesi 

Yorum Gönder

0 Yorumlar