Bar dan Budva ya geçiyoruz .Otobüsteyiz ve sıcak , klima yok , araçlar eski sayılır , numaralı bilet satma diye birşey yok ama olsun ne farkeder ki manzara müthiş , müzikler şahane ,insanlar canayakın .
Adı Karadağ bu ülkenin dünyada bilinen adı ise Montenegro aslında İtalyanca Monte =dağ Negro = siyah demek ....Ne güzel bir isim diye düşünürken sağolsun internet bize anlatıyor ki ; Karadağ denilen bu eski Yugoslavya yı oluşturan 6 Cumhuriyetten birini.Çok şaşırmıyoruz çünkü az çok memleketimiz olduğundan biliyoruz ama bazı tarihi kayıtlar yine de şaşırtıcı .Şöyle detayları aktarmak boynumun borcudur diyerek hafif bahsedelim ; VII yüzyılda halkının Arnavutlardan oluştuğu biliniyor.Daha sonraları Venedik cumhuriyetine geçiyorlar ( sanırım isim ordan geliyor ) .Osmanlı balkan topraklarına geçince defalarca almaya çalışıyor ama nafile taa ki Fatih sultan Mehmet e gelene kadar mümkün olamıyor.Tam da alamıyor ve onlara özerklik veriyor .Bu özerk yönetim biçimi Arnavutluk krallığı içinde geçerlidir yeri gelmişken belirtelim.Yani hiçbir zaman osmanlı bu iki ülkeyi tam hakimiyetine alamamıştır. 1878 de isyana kadar bu böyle gitmiş.Ortalığı karıştıran ve sonrasında Osmanlı-Rus savaşında Rusların tarafına geçen Karadağ savaş sonrası Berlin anlaşması ile bağımsızlığını kabul etmiş ilk tanıyan da Osmanlı olmuş .Sonra Balkan savaşları derken Yugoslavya ya katılmışlar.Yine savaş 95 te
patlayınca olanlar olmuş tabii ve Sırpların baskısıyla ateş onları da vurmuş .Ancak 2006 da Sırplardan kurtulup bağımsızlıklarını ilan etmişler. Bu arda herbir savaştan sonra göç vermişler Avrupa ya , Amerika ya hatta Avusturalya ya .Her göç sonrası insan kaybının zorluklarını yaşamışlar. Gitmekte zor kalmakta bunu çok iyi biliyorlar her biri
patlayınca olanlar olmuş tabii ve Sırpların baskısıyla ateş onları da vurmuş .Ancak 2006 da Sırplardan kurtulup bağımsızlıklarını ilan etmişler. Bu arda herbir savaştan sonra göç vermişler Avrupa ya , Amerika ya hatta Avusturalya ya .Her göç sonrası insan kaybının zorluklarını yaşamışlar. Gitmekte zor kalmakta bunu çok iyi biliyorlar her biri
Kısaca ; varsın bizim Türkiye den giden sonradan görme turistler gidip döndükten sonra " ayyy yolları bozuk ,ayyy Türkiye nin 50 yıl gerisinde,otobüsler arabalar eski , şekerim bir fakirlik var ki " desinler ...Siz siz olun nerelerden gelip geçtiklerini okuyun, dinleyin derim ben ...
Neyseee , nerden nereye geldim değil mi? Bar dan çıktık yola istikamet Budva ! O da deniz kenarında küçücük bir şehir .Son yıllarda pek bir turistik eee yeni yerler peşinde insanlar .Kapalı kutu Karadağ da tam meraklılara göre .Dağ var ,deniz var , tarihi eserler var , yemek güzel , ucuz turistlerin ve gezginlerin listesine girmek için çok neden var anlayacağınız. 1 saatlik yol otobüs ile vardık . İnternetten bir hostel bulmuştum ama rez. yapmamıştım beğenmezsek filan diye onu aramaya başladık . Siteye yaptıkları tarif ilginçti otogardan sola dönün , üşenmeden yürüyün, şu oteli geçin , sağa dönün, barikat var özel alana giriş ama siz girin , arkasından dolaşın , çıkamz sokağın sonundayız diye garip bir tarif ...Adından işgillenmeliydim aslınd "FreedoomHostel !" Tüm o tarife rağmen bulduk , bulduk ta yer var mı diye soracak ayık insan bulamadık bahçede asılı çamaşırlar , boş şişeleri görünce eee bizim üçlü de saçı rastalı kimsede olmadığından dedik bizi bozabilir uzayalımmmm :) girdik bir sokağa bir bahçeli evin kapısını çaldık şirin mi şirin teyzecik ve gülen yüzüyle eşi odaları gösterdi .
Çatı katına yerleştik .Allahım sen ne büyüksün yine 4 ayak üstündeyiz şahane bir balkonlu , klimalı tertemiz bir dairemiz oldu .Teyze den civarda ne var ne yok bilgisini de aldık .Keyfimiz yerinde biraz uzansak mı ? Yok yok Sveti stefan a gidelim dedik .Nasılsa yakınmış.Otobüs ile gidilirmiş.Giydik mayoları , taktık şapkaları "ohhh be işte deniz geliyoruz bekle bizi "diyerek vardık o dergilerde Karadağ ı tanıtan fotonun önündeki manzaraya
merkezden sadece 25 dk da geldiğimiz bu Karadağ ın en güzel yerlerinden biri olan Sveti stefan adacığının olmazsa olmaz tepeden fotografını çektik.Merdivenli , begonvilli yollaından sahile indik .Öyle temiz , öyle güzel bir deniz vardı ki önümüzde hemen atlayalım dedik amaaaaa su buz gibi .Olsun biraz ıslanırız , dinleniriz şu kale görünümlü adacığa yürürüz dedik. Okumuştukta pek inandırıcı gelmemişti ama doğruymuş adacığın tamamı bir otel ve söylenilene göre geceliğ 1500 - 2000 eur arasında .Pöfff kim verir o parayı dedik , aldık cevabı madonna , Beckham lar, Clinton gibi dünya isimleri adriatik kıyılarına gelince illa burda 1 gece de olsa geçirirmiş. Aman iyi onların olsun ne özelliği var ki dedik .Ohoooho dediler çok eski tarihi binalar aynen korunmuş, küçük bir eski şehir görünümünde sokaklarında geziyormuş hissi veriyor ama her bir bina lüks bir otel odası aynı zamanda .toplamda 50 oda 8 suit varmış .Krallara kraliçelere layık dediler inandık. Gazateci giremiyor dediler tamam dedik .dünyanın en zengini Singapurlu bir vatandaşa ait şu an itibari ile dünyanın en pahalı oteli imiş. Ne kadarı doğru bilinmez ama biz bakarız keyfimize zaten denize girmişiz , dinlenmişiz geri dönelim gariii derken plaja giriş fiatını gösterir tabelaya inanamadık .İşte siz de bakın da fiata inanamayın :)
Plaj 50 eur .Çok değil mi sizce de ? evet çok bir de şöyle bir şey var ki adanın solunca 2 saattir denize giren biz ve diğer insanlar hiç para ödemiyor da solunda aynı deniz ve aynı kumsala sahip insanlar 50 eur neden veriyor .Ha işte orda dünyanın her yerinde olan sınıf farkını başkalarının gözüne sokma dürtüsü devreye giriyor . Bize göre enayiler onlara göre sosyetikler .Varsın olsunlar :) dönüşte taksiye mi binsek diye düşünüyoruz çünkü onca merdivenin çıkışı korkutucu geliyor gözümüze .Taksiye fiat soruyoruz makul hem de söylemişmiydim bizde özel şoförlerin kullandığı mercedeslerin o en yeni modelleri burada taksi . neyseee biz Budva mıza geri döndük hemen üzerimizi değiştik biraz süslendik eski şehre ( starigrad ) gezmeye indik .Ama yeteri kadar süslenmediğimizi farkettik.Aman Allahım o da ne bayanların istisnasız hepsi çok güzel giyinmişler , uzunlar , sarışınlar ,inceler , bronzlar ... Biz hiç oralı olmuyoruz ne yesek derdindeyiz çünkü :) deniz kıyısında çok şık restourantlar , barlar , dondurmacılar , pastahaneler var .Hangisine otursak yined pizza yicez mecburuz vejeterjanız sözdeeee :) O gece orda 2 saat oturup yedik , içtik daha çok etraftaki insanları izleyerek sohbet ettik. İyi geldi doğrusu çeşit bol bak bak bitmiyor .Eski şehre gelince ; tarihçesi 1500 lere dayanan korsanlardan , Türklerden kornmak için yapılmış tüm adriatik kıyısındaki diğer şehriler ile aynı yapıda .Surlar ile çevrili muntazam inşa edilmiş taş evler , dar sokaklar var .Şirin hediyelik eşya dükkanları, lokantalar, antikacılar çarşısı sizi kendine çekiyor .Sokak çalgıcılarının sesi eşliğinde akşam serinliği bambaşka bir hava veriyor .Küçük dubrovnik resmen .
.jpg)
Gece boyunca ertesi günlerin planlarının üstünden geçtik ve Kotor da kalacağımıza bir an önce Dubrovniğe gidelim konusunda hemfikir olduk . Güzel geçen gecemizi güzel bir uyku ve harika bir balkon kahvaltısı ile devam ettirdik ve Budva ya veda ederek 10:30 gibi Kotor a hareket ettik .Yarın kotor ve Dubrovnik e varış var sırada ...
günün maliyeti :
Bar dan - Budva ya otobüs 4.5 eur
Budva oda 10 eur
sv.Stefan gidiş dönüş 6 eur yemek ,
dondurma, market vs. 30 eur



.jpg)


0 Yorumlar