Bar , Budva ,Kotor derken biraz kuzeye çıkmış olduk.ozledigim sehir Dubrovnik e doğru yoldayiz . Yol uzun Nermin ' e bir önce ki Dubrovnik gezimizi anlatıyoruz . ----
" Bundan 6 yıl öncesiydi bu kez Sarajevo dan Dubrovnik ' e gecmiştik.Bosna da onca acı hikayeyi dinledikten sonra Hırvatistan a gitmek hiçç içimden gelmiyordu dogrusu . Ama ablam Israrla gidelim görelim demişti.O sıralarda henüz Türk turizmciler Dubrovnik nerde bilmiyordu .Hatta bizim oraya gittiğimizi duyanlardan orası neresi diyordu o derece yani :) ( Ablama da iş arkadaşlarından biri söylemiş ) Mostar dan yola çıkıp otobüs ile sınır kapısına vardığımızda ise 2 katlı otobüsün tüm yolcularının pasaportları 5 dk. İçinde geri verildi.Bizimkiler gelmediği gibi
tüm otobüsü merak sarmıştı bunlar kim ki polisler tepesinde diye .Polislerin sorduğu ise niye Hırvatistan a geçtiğimizdi.O sınır kapısından pek Türkiye den gelmiş , Bosna dan Hırvat topraklarına geçen turiste rastlanmadıklarını söyleyip bizim de geçiş damgamızı istemeyerekte olsa vurmuşlardı.Kendi aramızda "yoksa Bosna daki arkadaşlarımızın söyledikleri gibi ; Sırplardan daha da kötü oldukları , Türkleri sevmedikleri hatta nefret ettikleri dogru mu ? " dedik .Sınırdan Hırvat topraklarına girer girmez hoppp bir sınır kapısı daha bu da Bosna ya giriş kapısı.Hadi hayırlısı derken yarım saat icinde bir sınır kapısı daha yine Hırvatistan giriş kapısı .Yine aynı kaos yaşandı bu kez 1 saat bizim yüzümüzden beklenmedi Allahtan ..Ohh nihayet deniz , süper manzara derken otogarına varmıştık.Bize Bosna da tembihledikleri gibi kimseye Türkiye'den geldigimizi söylememeliydik.Hemen etrafımızı çeviren "oda var ! oda var ," diyen teyzeler nerelisiniz diye sorunca ben " argentina " demiştim , teyzelerden biri " No No you albanians " demişti de biz şok olmuştuk .Nasıl anladılar halen merak ederim bizim Arnavut olduğumuzu Türkiye de anlamazlar oysa ... Neyse bir taksiye binip " center please " dedik lüks Mercedes e kurulduk .Yol boyu havalardan , hayat pahalılığından sohpet ettik tam şehre yaklaşırken adam " Where are you from ? " dedi ben de hoş sohbeti duyunca unutmuş olsam gerek ki Turkey dedim ve demez olaydım adam frene bastı inin aşağıya buraya kadar dedi . Ve de kendi dilinde küfretmeye başladı eeee biz de az cok Boşnakca dan anlıyoruz hele küfür duyduk mu dayanmak mümkün değil . Ben bagajdan çantalarımızı yere sertce indirdiğini görünce başladım Türkçe küfretmeye (bir anlayan olsa rezil olurdum ama haketmisti )Ablama dönüp " gördün mü buraya gelelim diye ısrar ettin daha ilk dakikada basımıza gelene bak " filan diye söylenirken " o değilde kalacak yer işini nasıl halledicez " dedi .Bir de o var offf offf kaldik yolun ortasinda , sırtımızda çanta oteller pahalı , oda var diyen teyzelere burun kıvırdık , tühhh :( Gözümüz manzara , kale görmez bir halde oda arıyoruz ve tecrübe ile sabit biliyoruz ki merkeze yakın yerler pahalı olur ama diğer taraftan uzaklaşırsak bizi keserler gibimize de geliyor o dakikalarda ) Tam o sırada Deniz'in kıyısında hani şu bilinen Dubrovnik manzaralarindaki surların dibinde beyaz boyalı şirin bir ev tabela asmış " sobe " diye ( oda demek ) . bismillah deyip çalmıştık kapıyı , yaşlılıktan kısalmış belli boyuyla , bembeyaz saçlariyla sevimli bir teyze bize buyrun der gibi işaret etti döndü arkasını girdi içeri .Biz peşinden tabii ...Teyzecik No ingiliş No ingiliş diyor başka bir şey demiyor . Tamam da nasıl anlaşıcaz senle kurban olduğum teyzem :) ama o hiç oralı değil bize merdivenleri işaret etti ; üstünde numara olan anahtar verdi odamızı yukarıda anladık, burası mutfak dedi onu da anladik , kafasını şampuanlar gibi işaretler yaptı haa banyo burası demek , o da tamam . Dış kapıya döndük hep beraber , saati eline aldı gece geliş vaktini söylemeye çalıştı teyze hersey iyi güzel de parayı nasıl anlıcaz o da kolay . Malum beynelminel işareti yaptık anladi hemencecik :) aldı eline bir kağıt yazdı rakamı . Biz bir ohhh çektik ok işareti yaptık tamamdir bu kadar basit iste , ne kolay anlaştık Teyzecikle ; demek ki dil bilmek çok da dert değil iyi niyet olsun içinde değil mi ? duvardaki resimler , danteller , sakız beyazı çarşaflar nasıl güzel demek Allah yardımını esirgemedi cok şükür demiştik. Teyzenin kucağında fotograf albümü biz iki yanına oturmuş bize Hırvatca kızını , oğlunu , torunlarını , genc iken hemşirelik yaptığını anlattı .Parça parça da olsa anladık .Bir gün kalırız dediğimiz Dubrovnik te ; adalar gezisi , deniz sefası derken 3 gün kalmıştık. Bazı günler teyzeyle yolda karşılaşıyorduk pazardan dönerken filan torbaları taşımasına yardım ediyorduk kankaydik kısaca ...Ama biz de onu üzmedik geceleri erkenden eve döndük , her dönüşümüzde onu tv çalışır vaziyette karşısında , kafada bigudiler aynı koltukta uyurken buluyorduk :) Ayrılacağımız sabah ablam " git parayi sen ver , ben esyalari toplayayim hem simdi sen bir saat vedalasirsin sarmas dolaş olursun hiç uğraşamam ben inerim birazdan " dedi . O da ne teyze halen açık tv nin karşısında aksam bıraktığımız gibi yatıyor görünce " Allah belamızı verdi abla , kadın öldü herhalde " dedim .Ablam " saçmalara yanaş bi bak bakalım nefes alıyor mu ? " " yok ya git sen bak " sen mı ben mı kavgasından sonra ablam gitti baktı " ohhh be ölmemiş derin uykuda " konuştuğumuz parayı , anahtarları ve bir kağıda Boşnakca , Türkçe , İngilizce teşekkür yazarak evden ayrılmıştık. "
Bu macera okurken uzun gibi geldi değil mi ? Ama yolun çabuk bitmesini sağladı :) Nermin şansınız yaver gitmiş inşallah yine evinde oda vardır , dedi . İyi düşünelim iyi olsun diyerek vardık Dubrovnik ' e .... Hava çok ama çok sıcak , Allahım ne kadar çok turist var , ve garip hiç oda var bize gelin diye kolumuza yapışan yok :( Bütün bunlar kötüye işaret ama olsun biz yine de teyzenin kapısını çaldık . Evde kalan bir turist açtı sanırım boş oda yok dedi .İyi de napcaz şimdi ? Bakinirken komşu evden bir teyze atladı Boşnakca " kimi arıyorsunuz siz ?" dedi.Nermin abla başladı hikayeyi anlatmaya yıllar önce o evde kaldığımızı o yüzden yine oraya geldigimizi ama yer olmadığını anlattı.Meğer bizim pamuk teyze gecen yıl vefat etmiş , bu teyzenin de daha yeni eşi ölmüş :( Nermin " peki oda bulabilirmiyiz ? " diyerek devam etti teyze " ocaktaki yemeğimi kapatayım ararız " dedi . O önde biz arkada başladık komşuların zillerini çalmaya ama nafile hepsinin odaları dolu onlar için iyi bizim için kötü .Teyze bizden çok üzülmüş vaziyette durun ümidinizi kaybetmeyin sokakta kalacak değilsiniz ya oteller de çok pahalı tam sezonu deyip duruyor , bizim anlamadığımız bir muhabbettir gidiyor nermin le :) sonunda pes ettik yer yok eee bu teyzenin evin de de sadece kendisine kadar yatak varmis sokaktayiz yani , neyse hava güzel yatarız parkta derken teyze " durun damadımı arayayım onun bir bildiği vardır "dedi.Derdimizi kendi derdi edinmişti yazık ... " benim damat kendi annesinin evine sizi götürecek , biraz yürüme var ama olsun siz gençsiniz " dedi.Adamın peşine takıldık o önde biz arkada ördek yavruları gibi tepede villalardan olusan bir mahalleye geldik. Villa mı dedim ben , düzeltme yapıyorum " malikhane " Oda beklerken 2 odalı , balkonlu , mutfak , banyo , tv, internet full dayali döşeli bir daireye geldik .Amanın manzaraya bakın deniz altımızda diye kendi aramızda konuşarak ama çok da beğendiğimizi belli etmeden " tamam tutalım buraya kadar yürüttük sizi de "dedik.adam " herkesten Şu kadar alıyorum ama sizden daha az alıcam "dedi .2 gün için anlaştık .
Hırvatlar hakkında fikirlerim değişmeye pamuk teyzeyle başlamıştı daha iyi anladım ki her millette bir kaç bozuk var gerisi iyidir korkmamalı , bir de sen iyi ol yeter . Değil mi ?
Nereleri gezdik , neler gördük, neler yedik içtik artık arkası yarın sevgili okur ...
Yeni evimizin manzarası 1
manzaramız 2
manzara 3

Hergün bu yoldan indik çıktık ama nefis çiçek kokuları arasından ...
Komşu malikhaneler 1
komşu malikhaneler 2
işte bizim evimz ...
evimizin girişi
İkinci katta manzara süperdi ..
İniş iyide bir de çıkışı var ki ...
Ama olsun rahat evimize kendimizi attık mı dinleriz hemen ..















1 Yorumlar
çok akıcı bir anlatım olmuş sıkmadan günlük yaşananlar bukadar güzel anlatılır.Resimlerde harika inşallah bir gün bizde canlı olarak oralarda o resim karelerinde yer alırız.
YanıtlaSilGÜL