evettt , bahsettiğim İstanbul Radyo Evi binası gezisine katıldık efemmmm ve harikaydı .Bizi Açıkkapı refaketçisi karşıladı içeri girdiğimizde ise trt nin montaj ekibinden bir beyefendi eşliğinde binayı gezmeye başladık .Şöyle ki orada çalışıyor dahi olsanız kendi bölümünüz dışındaki birimlere girme şansınız yok.Festivale özel olarak,bizler her birime girip çıktık ...Kayıt odaları , prova yapan orkestralar , ses sanatçıları , montaj odaları , kayıtların düzenlendiği odalar , tüm radyo istasyonlarının yayınlarının takip edildiği ana bilgisayar odası ve TRT radyolarının canlı yayın odasını gezdik .
En önemlisi de arşiv bölümünü gezmemizdi .Çünkü bu arşiv Türkiye nin en büyük müzik arşivi .TSM 15.000 eseri , THM yaklaşık 10.000 eseri ve bir o kadar da yabancı müzik eseri var ki görülmeğe değer .Günümüzde çıkan her müzik arşive alınıyor .( elemeden geçerek tabii ki ismail yk ararsanız bulamazsınız yanii ) Taş plaklar , long play lar , kasetler ve nihayet cd ler ...Kimler kimler yok ki arşivde ; klasik müzikten , anadolu ozanlarının derlemelerinin kayıtlarına, Rock müzikten , r&b ye herşey orda.Müzik programı yapanlar listelerini hazırlıyorlar ,söyleyeceklerini yazıyorlar , daha sonra kayda giriyorlar .Yada TSM ve THM şarkıları çalan programlar genelde icracılar tarafından kayda alınıyor ve sonra yayına veriliyor . Yalnız kayda verileceği zaman kadar bir çok düzeltme ve teknik işlemden geçerek en iyi müzik olması için ciddi mesailer harcanıyor .Canlı yayınlar bir başka alem , konuklu programlar daha zor ... İşte o gün orada anladım ki radyocuların , televizyoncuların işleri gerçekten çok zormuş .Hep bir telaş içerisindeler , hep iyi olmasının peşinde koşuşturmaktalar .Bizlere ulaştırdıkları şarkılarla hüzünlendik , keyiflendik kalkıp oynadık .İnsanoğlu aya ilk adımını attığında , darbe haberi ile uyandığımızda , maçlarda coştuğumuzda onlar hep işlerinin başındaydılar .
Hele 90 lar dan önce doğanlardansanız , sizin de ilk göz ağrınız TRT radyolarıdır benim gibi :) Çocuk saatini dinlemeden okula gitmezdim .Sabah 11:00 de başlayan programda tarih , coğrafya gibi bilgiler verilir , çocuk tiyatroları olurdu .Ahh bir de Şefik amcanın maceraları diye bir program vardı ki dinlerken mest olurdum .Hatta bende ki gezip görme , keşfetme merakını tetikleyen programdır diyebilirm.Onlar bir evde amcalarının dizlerinin dibine oturmuş maceraları dinleyen iki kardeşler sanırdım ve ne kadar şanslı olduklarını düşünürdüm. .En çok afrikaya gidişlerini anlatmasını severdim. Program bitince beslenme çantasını kaptığım gibi okula giderdim . Eve gelince ödevler yapılır , akşam olmak üzere iken yine radyomuz açılır bu kez de arkası yarın başlamış olur , ailecek dinlemeye koyulurduk .Bu sahne sadece bizim evimizde değil sanırım tüm ülkede aynıdıydı , çünkü hayatımızın tek rengiydi bu .Taa ki her eve tv girene kadar .Sadece akşamları 20:00 de yayına başladığı için radyo uzun bir zaman bizim neşe kaynağımızdı.Bazen elektrik kesilir ya da bizim o çoook eski radyomuz cızırtı yaparsa ağlamaklı olduğumu çok net hatırlıyorum .Temsil de dediğimiz radyo tiyatrosunu dinler ve merdivenden inen adamın çıkardığı ayak sesini , dalgaların sahile vuruşu , martıların uzaklaşan sesi , yağmur sesini ve en önemlisi kapı gıcırtılarını nasıl çıkardıklarını merak eder dururduk .Ben hepsini hayal eder, olayın geçtiği evleri kafamda canlandırırdım bu bağlamda hayalgücümüzü genişletmek adına radyolar çok büyük bir misyon üstlenmiş oluyorlardı. . Bütün o seslerin gerçek sahiplerini merak ederdik . Seslendirme sanatçılarından Çetin Tekindor , İstemi Betil ,Arsen - Can Gürzap , Işıl Yenersu , Olcay Poyraz ilk aklıma gelenler ...Polisiyeden tutunda klasik eserlere kadar çeşit çeşit eser onların sesleri ile evimize gelirdi .Sefiller dinlemiş çok beğenmiştim de babam kitabını almıştı ertesi gün sevinçten havalara uçmuştum . Paris 'te Viktor Hugo nun evine gittiğimde aklıma gelmişti de kendi kendime gülmüştüm .O eski kitabım halen durur ve en sevdiğim romandır . Sizin de unutamadığınız temsiller var mı ?
Saat kaç oldu temsil başlamak üzere radyoyu açmalıyım :))
Dininin dininin dit di dit ninin dininin nin...
Arkasi Yarin :
Sefiler
Yazan : Viktor Hugo
Yazan : Viktor Hugo
6.Bölüm
Efektör :Ejder AKISIK
seslendirenler ...............




0 Yorumlar