Dubrovnik ten Mostar a ...

11.06.2012 POÇİTELİ / MOSTAR

Dubrovnikteki turizm ofisine girip Mostar a gidis gelişimizi sağlayacak bir tur ile anlaştik.Ayrıca Hırvatistan kıyılarında şöyle 2 gün deniz kıyısında kalalım dersek nereyi önerirler diye sorduk ; haliyle liste kalabalık. Ofisteki yetkili Mostar icin sabah 8:20 de Hilton otelinin önünde buluşacağımızı söyledi,  biz tam vaktinde oradaydik. Ben her zaman ki gibi şoförün yanına yerleştim .Yollar virajli oldugu icin beni arac tutmasi ihtimali var , hem oradan fotograf daha iyi çekilir , hem de şöfor  iyi cikarsa bir sürü şey sorabilirim ... Saat 9:20 ye geldiginde sınırdan çıkıp Bosna nin denize kıyısı olan tek kucuk liman sehri  neum a bir tepeden girdik .30' mola da çay ve çörek yedikten sonra10:00 da hareket ederek ilk durağımıza vardık .  "Pociteli " saat ta 11:00 olmuş hani.kucuk ama cok eski tarihe dayanan Osmanlı köyü burası.
Tipik kendini dağa yaslanmış Osmanlı mimarisi evleri , camisi en önemlisi sicacik insanları karşılıyor bizi ve bir kahvehanede asılı tabela " Türk cayı bulunur " süper degil mı ?Koyün yukarılarına dogru taş yoldan çıkmak o sıcakta maharet istiyor dogrusu ama aşağıdan gördüğümüz o camiye çıkmalıyız deyip gidiyoruz. Oradan manzara da harika .


Surları , kalesi, medreseleri ,cami ve tas evleri ile bu sehir 93 teki sevasta Osmanli ruhunu ve kimligini korudugu icin bombalandi, orada yasayan Boşnaklar ya olduruldu yada sürüldüler.  Barıştan sonra unesco korumasi altina alinan bu kucuk koy Haci Aliya camii, sisman İbrahim pasa medresesi , Gavran Kapetanovic konağı ile ziyaretçilerine yüreğini açan bir evsahibesi artık . Osmanlı İmparatorluğu’nun askeri gücünü gösteren ve aslında bir sınır karakolu olan görkemli bir kenti yolunuz düşerse ziyaret edin lütfen hele hele köylülerin ellerinde taze kopardıkları meyveler ile , elisleri ile sizi bekledigini gorurseniz mutlaka birsey alın onların ihtiyacini karsilarken sizin icin de kocaman bir mutluluk olacak benden soylemesi .Fakat bu güzellikler diger tur arkadaslarımızın cok ilgisini çekmemiş olsa gerek ki az kaldık ve çay bile içemeden (sanırım bizi de Mostar bekliyor düşüncesi de ağır basmış olmalı ) )yola koyulduk. Yarım saat sonra iste Mostar dayiz ...Nasil özlemişim nasıl :) şimdi siz deli filan oldugumu düşünebilirsiniz ama bir kez gören herkesin , yada şöyle söylemek daha dogru olur , çoğu insanın düşüncesi bu Mostar hakkinda .... 




Yine yol boyu Nermin e yıllar önce ki maceramızı aktarıyoruz nasılsa arabadakiler bizi anlamıyor herkes kendi havasında 8 kisiye biz bugün ...


"   İlk gidişimizde sarajevo dan eski püskü denilebilecek bir trenle Mostar a gelmiştik . Ama ne yolculukta o öyle ; manzara müthiş , eee bir de tren yahu bu başka hangi taşıt bu kadar guzel ki ( bisiklet ) ! Neyse Mostar a geldiğimizde bize tarif edildiği üzere ; köprünün bir tarafında Hırvatlar bir tarafında müslümanlar yaşıyor kalacak yer ararken dikkat edin pasaportumuzu görür görmez ne yapacakları belli olmaz uyarıları ile söyle bir daldık sokaklara ve Bingooo Hırvat  tarafındayiz. Aman ne olacak ki deyip nerde bu köprü nerde bu köprü diye dolandık .( bu arada öyle istasyondan harita alaydiniz , danışma yokmuydu yada bir İngilizce konuşan sorun demeyin sakın .yok iste hiçbiri ! savaş yeni bitmiş yaşamaya baslamakla mesguller sadece ) Koca geniş bir daire çizdikten sonra koprudeyiz ohh nihayet dedik . Tabii dakikalarca suyu izledik, caminin sirinligini, köprünün yepyeni halinin güzelliğini icimize çektik . Eee sırtta çantalar kalacak yer yok henüz derken Allahım sen ne büyüksün şu karşımızdaki Türk bayrağı mı ? Evet ta kendisi konsolosluğumuz :) Vee kapı çalınır derdimiz anlatılır ikram edilen çay içilir sonunda ne mı olur ? Kalacak yer arıyoruz deyince bize  orada çalışan ama Hırvat bir bayan evinde güvende kalabileceğimizi ucuz ve temiz olduğunu , eger istersek esinin de az bir ücret karsiliginda araba ile  gezdirebileceğini söylediler ...Dua etmek için sebep coookkk ! Tabii ki kabul ettik .Orada kaldığımız 2 gün boyunca Mostar in her sokağına girip çıktık en çokta köprünün karşısında oturup nehri dinledik. Sagolsun evinde kaldığımız beyfendi ;   ilginizi çekebilir  deyip ( o günlerde kimsenin uğramadigi köhne bir yerdi ) Blagay tekkesine götürdü.Tekke Buna nehrinin kaynağında , dagın eteğinde yalnız başına kıskaca bir tarihi yaşıyor .Osmanli nin bölgeye gelmesinden 100 yıl önce gelen bektaşi sarı saltık a ait bu tekke nin icini gezdiğinizde Fatih Sultan Mehmet in  Bosna  yı fethinde söyledikleri çerçeveletilmiş asılı duruyor  , Osmanlı mimarisinin inceliğini , içerideki huzuru görebilirsiniz. Su kaynaktan o kadar sessiz çıkıyor ki 50 m ileride nasıl oluyor da gürleyerek ovayı suladığına şaşırıyorsunuz.Buz gibi uda elimizi yüzümüzü yıkadıktan sonra yine Mostar a şoförle tek kelime etmeden dönmüştük. " 
Nermin bunları dinlerken yolda bitmiş biz yine Mostar a varmıştık .Sıcak bir bizi bekliyordu ama biliyorduk ki hersey köprüyü görünce geçecekti.Varsin sıcak olsun  ! Varsin Ayaklarımız şişsin buraya  gezmeye gelmedik mi biz ? Yarın kaldığımız yerden devam merak etmeyin Mostar tüm detaylarıyla geliyor ...Biraz bilgi edinip biraz üzüleceğimiz Mostar yazısı olacak. 



tekkenin içi 

suyun kaynak noktası 

huzurlu balkon 

nasılda güzel 
tekkenin karşıdan görünüşü 


Yorum Gönder

2 Yorumlar

  1. bu yaz biz de aslında böyle bir rota düşünmüştük.sonra fikirler değişti.eşim daha öne gidip çok beğenmişti.umarım önümüzdeki yaz görebilirim.sevgiler..

    YanıtlaSil
  2. eee devamı .....

    YanıtlaSil