Moskova 2.gün 11.12.2013



Sabah 10 :00 kahvaltıdan sonra hemen diğer hostele geçtik .Tam köşede eski bir binada hani şu tavanları yüksek , camları yüksek , kocaman avizeleri olan eski tip apatmanlardan.4 kişilik odamıza eşyalarımızı atığımız gibi Kremlin e doğru yola çıktık . Yürüyerek gitmeyi tercih ettik Akşamdan tecrübeliyiz yolu biliyoruz ya nasıl olsa .Burada bir ayıbımızı açığa çıkarmalıyım çatlarım .Yolumuz üzerinde dün gece gördüğümüz dev bina (  ki Moskova da herşey dev ) kütüphaneymiş haritadan anladık da önünde oturan bir adam heykeli var .Acaba kim diye sorgulamadan bolca fotograf çekildik. Ertesi gün bir kez daha önünden geçince acaba bu kim diye düşündük ama  tık yok tanımadık . Rusça yazıları okumaya çalışmak için duramayız donarız çünkü ...Birkaç gün sonra  öğrendik ki heykeldeki adam Bizim Dosteyevksi nin ta kendisiymiş .Utanmıştık ama ne yapalım dostum affet ne olur , seni tanıyamadık ama olacak o kadar kafayı kaldırmak güç ,  kar yağıyor filan yoksa tanımaz mıyız :)  Bu ayıbımızı da ifşa etikten sonra yola devam edelim , Alt geçitler , merdivenler aşarak müze girişine vardık . Müzeye giriş 350 ruble 1 kişi . Buz gibi bir hava yetmezmiş gibi bilet satanından , kapıdaki kontrol edenine kadar adamlar da buz gibi haydi hayırlısı .
Moskova da  yapılacaklar arasında ilk sırada Kremlin duvarlarından içeri  girmek var .Kapı girişinin sağında devlet Kremlin sarayı var .Burası 1961 de kominist parti toplantıları için inşa edilmiş.Şimdiler de ise kültürel etkinlikler yapılıyor .Hatta Mehteran takımımız Kızılordu korusu ile birlikte burda konser vermiş .Dümdüz geçip önümüzdeki insanları takip edip etrafımızı çevreleyen kilise öbeğinin ortasına varıyoruz . Meryemin göğe yükseliş kilisesi , Başmelek katedrali ,büyük İvan çan kulesi , Meryem e müjde katedrali , Emanet cüppe kilisesi oyy amma uzun isimleri varmış yaz yaz bitmediği gibi gez gez de bitmeyen kocaman bir alandayız . O kadar da soğuk var ki sanıyorum -20 hissedilen derece yoksa derece -10 filan Moskova için sıcak bir gün seçmişiz ne mutlu bize :)   Bir de hepsi açık olsaydı şu kiliselerinde girip ısınsaydık ..buyrunuz resimler ile Kremlin in dev duvarlarının arkası karşınızda ...






200 tn ağırlığı ile dünyanın en büyük çanı Çar çanı karşımızda duruyor. Hakikatern büyükmüş 1701 de kuleden düşen çanın yerine parçaları eritilip yeni çan yapımında kullanılmış.Döküm kalıbındayken dökülen soğuk su parçalamış çanı ve kopan parçası da yanında olmak üzere orda yerde bırakmışlar . iyi de yapmışlar yukarıdan bu çan düşse var ya amanın ...Çünkü kopan parça bile 11 ton o derece büyük ..
Askerin değil kubbelerin fotografnı çekiyormuş gibi yaptım .Fena bakıyordu çünkü sanki ne olacaksa ! 




Hava kararmış filan değil de arada bulutlar güneşle oynayınca böyle renkle hediye ediyor işte ! 







Teslis kulesi / Kremlin e giriş çıkış kulesi burası ! 
Kiliselerden Başmelek katedrali olana girdik Broşürler Rusça olduğundan müracat elimizdeki rehber kitaba oldu.Az çok okuyarak inceleme bahanesiyle ısındık .Prenslerin , çarların olduğu lahitlere baktık ve çıktık .Ordan çıkar çıkmaz büyük İvan çan kulesine girdik Burada da sanırım dönemsel sergielr oluyor ki bize altın taçlar , kullanılan tabak çanaklar gibi materyallerin sergisi denk geldi .Bayağı bir ilgimizi çekti .Fakat çıkmamız lazım Moskova bizi bekler ne kadar kilise ve katedral gezebilir ki insan değil mi ama :) 



Şu askerlere baksanıza nasıl kendinden emin yürüyorlar ! 

Girdiğimiz kapısından (Teslis Kulesi ) çıktık.Sağa dönünce yaz aylarında çok güzel olacağını tahmin ettiğimiz fıskıyeli havuzlar ve ne binası olduğunu anlamadığımız ama önündeki 4 at heykeline bayıldığımız binayı da geçtik mi tamamdır .Neden mi böyle diyorum çünkü yerler buz   
biz ise Moskovalılardan farklı oalrak aşırı giyinmiş olmamızdan olsa gerek robot gibiyiz .Hareketler kısıtlı , dondurucu soğuk şaka değil eğer 1 dakikalığına eldiveniniz yada şapkanız çıkarsa bittiğiniziz resmidir. 





 Bu kez farklı bir yerden meydana girdik Kırmızı tuğlalıyla bezeli tarih müzesinin yanındaki kapıdan giriyoruz.






Girmeden  önce satıcılara bir göz attık .Alışveriş yapmamak zor çok sadece herşeye dokunmak ile yetindik. Son günlere saklıyoruz bütün hevesimizi .Paraları idareli kullanmalıyız .Çoğu yerde kredi kartı da geçmediğinden sıkıntı çekmemek adına temkinli olmalı . Ama tezgahlar çok çekici  doğrusu ! 




Meydana girdiğimizde dün gece ışıltılar içinde bizi büyüleyen meydan bu kez yine aynısı yaptı. Gerçekten çok büyük .

Resim yazısı ekle

Bir yanda 120 yıllık alışveriş merkezi Gum bir yanda Kremlin Duvarları , cıvıl cıvıl insan sesleri , müzik sesleri ile nerdeeee o eski kominist SSCB nerde yeni Rusya diyor insan ... Meydana  kurulan buz pateni pisti , noel ağacı , küçük bir lunapark canlılık getirmiş . Bu dönemde nerdeyse hiç denecek kadar az turist olduğundan biz bize Ruslarla geziyor gibiyiz. Bir de bu ışıltılı ortam olmasa kimse bu tepede olduğu için esen yere gelmez gibime geliyor .O kadar az turist var dı ki  japon turist kafilesi bile görmedik .Bu herşeyi açıklıyordur sanırım  :) Lenin in mozalesinin yanından geçip süslü bir pasta mı dersiniz , neşeli bir oyuncak kutusu mu , çizgiflim kulesi mi   dersiniz bilmem fakat hakikaten sevimli bir duruşu olan aziz Vasili Katedrali karşımızda .Bu Katedral Moskova nın simgelerinden .O yüzden biraz bahsetmeliyiz ; 1552 de moğol kenti Kazan ı alınca korkunç İvan  tarafından yaptırılıyor .Söylentiye göre o kadar güzel ki İvan lakabını boşa çıkarmamak adına mimarın gözlerini oyduruyor ki bir daha aynısını yapmasın .Pehh pehhh amma korkunçmuş yahu bu hikayeyi avrupanın birkaç yerinde daha duyduk şu Pragtaki saatı yapan ustanın da gözlerini kör etmişlerdi hani .Hepsi birbirinden korkunç bu yoneticilerin. Gerçi Rusların kaderi İvandan Putin e gelene kadar değişmemiş gibi ya o da onların sorunu bize ne değil mi ? Soğan kubbelerin verdiği cümbüş ile ilgileniyoruz biz .Bu da bu kiliseye özgü değil geleneksel Rus ahşap mimarisidir . Adının Vasil olması ise kafayı İsa uğruna yitirmiş aziz Vasili den almış .Mübarek zatı buraya defnetmişler .O gün bugünde adı Aziz Vasili katedrali .



ilk kez görmüş gibi fotograf çekmeye başladık .Hatta cep telefonundan kendi kendimizin fotografını çekelim derken bir hallere girdik ki halimiz çok komikti. Yeni nesli bu konudaki başarılarından ötürü yeri gelmişken tebrik etmek isterim . Beceremedik vesselam ! Aman boşverin deyip kiliseye yöneldik fakat içeri germek para ile bu durumda hiç işimiz olmaz .

Meydanda yeni evli çiftler peşinde aile fertleri bir de fotografçı dolanıyor . Herkes tiril tiril giyinmiş . Ayyy bir de bizi görün yok yok hiç görmeyin halimizi ama hadi merak edenlere gelsin ben yokum neden çünkü ben çeken insanım ya ondan . 


Bu neşeli anlardan sonra nerde hareket orda bereket düsturu ile koşuşturmaya başladık .Koşuşturmakdan kastım hızlı yürümek yani yoksa buzun üstünde 10 tam puanlık artistik patinaj hareketleri yaparız , yaptık ta ... 

Efennimmm nerede kalmıştık ha meydandan çıkıp Gum un yanından ilerledik istikamet Lubyanka meydanını buşmakta çünkü bu meydan KGB  binasına evsahipliği yapıyor .Bu meydan Sovyet yurttaşlarının kalbine korkuyla özdeşleşmiş .  1918 De kurulan KGB bu binaya yerleşmiş .1938 de geliştirilen bina ya hapishane eklenmiş.kgb burada yüzbinlerce insanı işkencelerle burada sorgulayıp hapsetmiş. 1947 de Stalin döneminde de devam etmiş .Rus gizli servisi artık ismi değişmiş de olsa halen burada bulunmaktadır. Meydanın tam ortasında KGB nin kurucusunun heykeli varmış fakat 1991 de halk ayaklanmasında yıkılmış. Biz bu görkemli ve bir o kadar soğuk anılara ev sahipliği yapan binayı en azından dışardan görmek için dolanıyoruz ama bir türlü göremiyoruz .Meğer dış cephe de tadilat varmış.Kitptaki resmine bakıp bilgileri okuyup Metro ya binip bu kez Kievski durağına gidiyoruz .Şu an düşünüyorum da neden gitmiştik o gece oraya bilemiyorum ama hayırlı oluyor çünkü çıkış merdivenlerinden biri direkt alışveriş merkezinin içine çıkıyor .Bak şu işe biz de karnımızı doyurmak istiyorduk tam isabet ! yuppi büyük bir market burası makarna , sos , konserve fasulye , sabah için ekmek , turşu ,mandalina alıp çıkıyoruz .Aslında salata malzemesi de alacaktık ama kökleri ile satıyorlar kökleri ile derken küçük saksıcıkların içinde o yüzden vazgeçiyoruz . Artık iyice bellediğimiz kendi istasyonumuzdan hostele donme vakti . Hava erken kararıyor bununla paralel soğuk iki katına çıkıyor bu yüzden de fazla gezmek mümkün değil. Yemeğimizi yedik ve günün komik anları , kriterleri , İstanbul ile konuşmalarımızı yaparak geceyi geçirdik. 


Günün sözü :   Nerde şu Kgb binası ??? 
Günün özeti  : Kremlin gezildi , kızılmeydan, aziz vasili , lubyanka meydanı gezildi. İki kez kahve molası verildi . Bolca patinaj yapıldı . 

Sayılarla gün :    9.8 km 13261 adım yüründü . 

Yorum Gönder

0 Yorumlar